
Tarih kitaplarından da bilinebilecei üzere saat yapımı konusunda en çok etkinlik gösteren şehirlerin başında İstanbul geliyordu. Saatler duvarlardan ve binalardan inmiş, artık evlere girmişti ve hatta artık erkeklerin ceketlerinin ceplerinde idi.
Köstekli saat diye adlandırılan bu cep saatleri, günlük hayatta her zaman insanların yanında taşınabiliyordu. Ve bu da saat alışkanlığı balangıcında çok önemli bir etkendi. İnsanlar devamlı saatlerini yanında bulundurmak ve saate bakmak istiyorlardı.
1800’lerde ise çok önemli bir gelişme oldu ve artık saatler ceplerden kollara taşınmaya başladı. İnsanlar artık saatlerini el bileklerine takıyordu. Saatin yaygınlaşması konusunda bu yıllarda en etkin olan faktörlerden biri de birinci dünya savaşıydı. Saat varlığı, askerler arasında koordinasyon sağlıyordu.
Günümüze gelindiğinde ise kinetik saat kavramı ile karşılaşıyoruz. Saatler artık son derece modernleşti, saat tasarımları inanılmaz boyulara ulaştı. Elektronik saatler kullanıldı. Saatler içinde hesap makinelerine, pusulalara hatta artık televizyonlara bile yer veriliyor.

